Fatma Aliye Hanım yahut bir Muharrire-i Osmaniyenin Neşeti(Yazan: Ahmet Mithat Efendi / Basım : Kırk Anbar Matbaası, 1894 / Beyazıt Kütüphanesi / Metin Hazırcıoğlu'nun sadeleştirmesiyle) Aşağıdaki metin, Fatma Aliye'ye 18 yıl hocalık yapmış olan Ahmet Mithat Efendi tarafından öğrencisine bir hediye olarak, Maarif Nezaretinden izin alınarak bastırılmıştır. Fatma Aliye Hanımefendi Hazretlerine, Sevgili kızım! Altı, yedi senedir seninle manevi baba kız gibiyiz. Sana henüz hiçbir hediye takdim etmemişimdir. Büyük saygısızlık, değil mi? Fakat sana layık olacak ne hediye bulup takdim edebilirdim? Düşündüm, taşındım sana hediye olarak, yine senden başkasını bulamadım. İşte bu kitap sensin kızım! Seni, sana takdim ediyorum. Kabul etmemezlik edemezsin ya? Bu eseri yazmaktan maksadımız, manevi kızımız Fatma Aliye Hanımefendi hazretlerini okuyucularımıza tanıtmak değildir. Çünkü; ortaya koymuş olduğu eserlerle yalnız biz Osmanlılar dünyasında değil, bazı eserleri Arapça, İngilizce ve Almanca tercümeleriyle şöhret kazanmış yazarı tanıtmaya çalışmak, malumu ilân etmek olur. Böyle bir şeye cüret etmekten dolayı ne kadar özür dilesek yine makbul sayılmaz. Bu eseri kaleme almaktan en önemli maksadımız; bizim Osmanlı dünyasının içinde bir hanım yazarın meydana çıkışını göstermektir ki, bizim dünyamızda böyle bir yazarın yetişebilmesi hakikaten çok acayip ve aklın almayacağı husustan olduğundan böyle yetişmek isteyenlere yapılan azarlamalar boş yere değildir. Evet, İslam dünyasında, esasında bir çok faziletli ve ilim sahibi hanımlar yetişmiştir. Hatta bir çokları genel dersanelerde ders takib edip ileri alimlerden ders almışlardır. Bu alim zatlar, böyle talebeleriyle iftihar etmişlerdir. Tabii ki o zamanların şart ve durumları başkaydı. Şimdi camilerde kadınlar, erkeklerin arkasında saf teşkil ettikleri gibi o zamanlar kadınlar aynen hazır bulunarak ders dinlerlerdi. >>> BU METNIİN YAZIMI SÜRMEKTEDİR <<<
|